Bir Sevdadır Galatasaray

Fatih Terim, tercihleri ve Euro 2008 Türkiye  E-posta
Yazar Güçlü Gönüleri   
Cuma, 30 Mayıs 2008

Lig bittiği için spor basının tamamına yakını yaklaşmakta olan Avrupa ŞAmpiyonası'na yada asparagas transfer haberlerine konsantre olmuş durumda. Başka bir gün medya ve uçuk kaçık transfer haberlerinin soyağacı şeklinde dallanıp budaklanmasına değiniriz ama bugün sizlerle paylaşmak sitediğim nokta Milli Takımımız, Fatih Terim ve tercihleri.

 

 

Biliyorsunuz Fatih Hoca aday kadroyu açıkladığında yer yerinden oynadı. Neymiş efendim Mehmet Topal, Mehmet Yıldız, Hakan Şükür, Ümit KAran başta olmak üzere bir çok isim neden kadroya alınmamış. Eleştiri üstüne eleştiri yapıldı bu konuda. Radyolarda televizyonlarda alınanv e alınmayan isimler tartışıldı günlerce. Fatih Terim'in hocalığından şüphe duyup milli takımdan soğudunu açıklayanlar oldu bu son 3 kişinin kadrodan ayrılmasıyla.

 

 

Şimdi aklı selim herkes biliyorki bu turnuvaya belli sayıda oyuncu ile katılabiliryosunuz. Dolayısıyla Türkiye Ligindeki hatta Avrupa liglerindeki tüm Türk oyuncuları milli takıma alma gibi şansınız yok. UEFA kaç kişi diyorsa o kadar isim bildirebilirsiniz. Bunun için de tercihler yapmanız gerekiyor. Tercihleri de belli bir plana ve düşünceye göre yapmanız gerekiyor. İnsanlar bu sabah ve gün içinde denk geldiğim zamanlarda Lig Radyo'da milli takımdan soğuduklarına dair açıklamalar yapıyorlardı. Öyle bir noktaya gelmişler ki milli takım başarısız olsun isiyorlar, böylece "alın Fatih Terim yaktı bizi, oysa süper bir kadromuz vardı" diyebilecekler. Fenerbahçeliler çok Galatasaraylı olduğu için takımda kızgınlar. Oysa G.Saray Türk oyuncularının yüksek performansı ile şampiyonluğa ulaştı, muhtemelen bunu hazmedemiyorlar. G.Saraylılar kızgınlar çünkü başarı abidesi Hakan Şükür kadroda yok, belki de futbol kariyerinin en verimli en başarılı günlerini bu sezon yaşayan, takım için inanılmaz fayda gösteren Ümit Karan milli takıma çağrılmadı. Beşiktaşlılar da eleştiriyor, çünkü çok az kara kartallı var, çoğunluk G.Saray, Fener ve yurt dışından. Anadolu komple hocaya karşı, çünkü Anadolu'dan adam yok, en azından m.Topuz, M.Yıldız olsun istiyorlar.

 

 

Gördüğünüz gibi herkes hocaya karşı ya içten içe yada uluorta, alanen. Adım adım gidelim. Önce Fatih terim'in kadroya aldıklarına bakalım. Ülkemizden çağrılan isimlerle ilgili hiç bir eleştiri yok. Tüm eleştiri çağrılmayan isimler üzerine. Yurt dışından gelenler iki ayrı grup. Bir ülkemizden dışarı gidenler, Emre, Tuncay, Gökdeniz gibi. Bir de yurtdışnda parlayanlar var; Hamit, Yıldıray, Mevlüt gibi. İlk etapta dışardan gelenlerde de sorun yoktu Tümer'in eleştirilmesi ve kimi zaman da medyayla arası Tümer gibi kötü olan Emre Belözoğlu'nun da bu eleştirilerden nasibini alması dışında.
 

Şimdi yıllardır hep Hakan Şükür'lü oynuyoruz. O olmadan milli takım olmuyor, yeni Hakan çıkaramıyoruz vs gibi sürekli eleştirilerle alınsada alınmasa da Hakan Şükür ismini milli takımla ilgili hep gündem maddesi yaptık. Neticede Euro 2008'de Türk futbol tarihinin en golcü futbolcusu, belki de dünyada en çok tanınan Türk kadroya alınmadı.

 

Şimdi ben burada hocaya saygı duyuyorum. Anladığım kadarıyla Fatih Hoca -ki en kötü dönemlerinde bile Hakan'a sahip çıkıp forma vermiştir.- yepyeni bir oyun sistemi düşündü kafasında. Bu da lig bittiğinden beri sürekli söylediği 4-3-3. Hoca biliyoruz ki çok standartları seven birisi değildir. Hep ufak tefek oynamalar, varyasyonlar, fanteziler eklemeyi sever. Cesur adımlar atar. Çünkü bilir ki o cesur adımlardır başarıyı getiren. Bugün biraz daha aklı başında ve objektif izlediğimizde milli takımın alıştığımzdan farklı bir oyun yapısı oluşmaya başladı. Daha önce sürekli topu ayağımızda tutan, kanatlardan varyasyonlar yapan, Hakan'a yüksek ortalar atan, onun vurduğu yada indirdiği toplarla pozisyon arayan, sıkıştığında sürekli ileriye top şişiren bir takımken; şimdi topu hiç havaya kaldırmayan, yerden hızlı ve ayağa oynayan, arada ters kanata süpriz toplar atan, savunmanın arkasına koşan adamlar kaçıran bir oyun planı görüyoruz. Hazırlık maçlarında hiç gol ve pozisyon sıkıntısı çekmiyoruz. Oysa kim gol atacak diyorduk. Sıkıntımız basit kişisel hatalar ve savunma blokunun henüz oturmamış olması. Kanatlardan yapılan ortalar daha ziyade bel hizasında forvet oyuncularının süpriz koşularına atılan paslar şeklinde. Belli ki takım bunları çalışıyor ve planlarımzı bunun üzerine kurulu.

 

 

Şimdi de bu bağlamda alınmayan ve kadrodan çıakrılan oyunculara bakalım. Kral Hakan Şükür bu oyun yapısında düşen mücadele gücü ile ve daha çok yüksek toplara olan hakimiyeti ile çok da uygun görünmüyor. İleri uçta daha ziyade Nihat gibi bir isme ihtiyacımız olduğu ortada. Belki Ümit Karan bu pozisyonda Semih'e göre daha avantaajlı olabilirdi. Hem uluslararası arenada daha tecrübeli oluşu ve bu oyun planına daha yatkın oluşu ile (Lucescu zamanında oynadığı pozisyon sebebiyle). İleri üçlünin diğer sol kanadına bakacak olursak tartışmasızdır ki sol tarafta Tuncay ve Arda gibi alternatifsiz iki isim var hocanın elinde. Hangisi oynatsa diğerinin beklemesine üzülürüz. Sağ kanada geçersek burada genç Mevlüt, Gökdeniz, duruma göre Semih'i öne alıp sağ kanada Nihat'ı çekebilirsiniz. Ki gerektiğinde Hamit'i de o noktaya taşıyabilirsiniz. Yada bir kanada Tuncay'ı diğerine Arda'yı düşünebilirsiniz. Bu bağlamda çok fazla adamın olduğu bir yer orası ve Halil bu tercihlerin en gerisinde kalıyor. Bana göre çıkarılması kesinlikle doğru. Çünkü milli takımda fırsat bulduğu anlarda çok fazla katkı yapmadı. Sochaeux'da bu yıl 11 gol atan Mevlüt daha gole yakın bir stile sahip. Çok hızlı ve dar alanda rakibinden çabuk kurtuluyor. Biraz heyecanlı duruyor şimdilik ama süpriz işler yapabilir gibi görünüyor.

 

 

Demekki ileri üçlü o kadar da tartışma gerektirmiyor. Gelelim orta sahadaki 3'lüye. Burada da tartışmasız bir şekilde Aurelio ve Emre banko. Emre için kontenjandan giriyor diyorlar ama kafanızda bir oyun planı varsa ve oyun planında da önemli bir yer tutuyorsa her daim forma vermeniz kadar doğal bir şey olamaz. Bazı yüksek yetenekli oyuncularında böyle lüksleri hep olmuştur. Ki emre de hazırlık maçlarında çok iştahlı ve etkileyici bir performans gösterdi. Bence şu ana kadar oynanan 3 maçın yıldızı Emre B.'dur. Orta sahanın üçüncüsü kim olacak o net değil sanki hocada. Çünkü bugün; Hamit var orada ve iyi işler yapıyor. Mehmet Topal'ı denedi o da çok iyi işler yaptı özellikle Aurelio yokken ve oyuna Ayhan gibi top yapan biri girdiğinde. Ancak benim favorim Hamit. Bu isimlerin yedekleri sırasıyla Tümer (o da kontenjan oyuncusu medyaya göre, belki de tek katıldığım isimdir ama hoca da Emre'ye birşey olursa sol ayaklı ve yaratıcı oyuncu olarak, gole de yakın bir isim olması ve elemelerde çok yüksek verim aldığını düşündüğü Tümer'in de yedekler arasında olması çok da sorun yaratmıyor), Mehmet Topal, Ayhan. Ayhan'a eleştiriler geliyor ama bu yılki şampiyonlukta Servet ve Mehmet Topal'ın gösterdiği yüksek performansta Barış ve Ayhan'ın çok büyük etkisi var. Sinirini kontrol edebilen bir Ayhan belki de bazı maçlara ilk onbir çıkabilir, kimse şaşırmasın. Sağ kanat için bir diğer alternatif de Kazım tabiki. O da sezonun sonuna doğru artıran isimlerden biri oldu. Patlama gücü yüksek ve ne yapacağı hiç belli olmayan bir yetenek. Ama ciddi süpriz yaratabilecek bir oyuncu Kazım. Bu açıdan pozisyon pozisyon ilerlediğimzide Yıldıray için yer bulmak gerçekten zor. Çok zorlamayla belki ilerde sağ kanatta yer bulabilirsiniz Yıldıray'a genç Mevlüt'ün yerine. Ancak stil itibariyle çok da ihtiyacımız olan bir oyuncu değil gibi geliyor bana bu oyun planında Yıldıray. Çok isterseniz aynı yerde çok formda olan bir Gökdeniz'den yararlanmanız mümkün.

 

 

Defans geldiğimizde de göbekte Gökhan Zan ve Servet ikilisi sakatlık olmazsa banko. Sol bekte ;Hakan Balta her gün artırarak oynuyor. Gökhan Gönül'ün sakatlığıyla sağ bek mevkiinde Sabri ve Hamit kaldı elde. Eğer Hamit'ten orta sahada faydalanırsak Sabri de savunmada banko görünüyor. Şimdi bu kadroda kenarda Emre Aşık ve Emre Güngör bekliyor. E.Güngör çok iyi bir performans gösterdi. Ama uluslararası maç eksiği onu kenarda tutuyor. Belki de gelecek sene Gökhan Zan'ın yerine o banko oynayacak tecrübesi artınca. Üstelik Servet'le iyi bir ikili oluşturduklarını da dikkate almak gerekir. Diğer tarftan henüz eksikleri olduğunu da unutmamak tabiki. Sol kanatta alternatif isim Uğur. R.Carlos gibi bir tecrübenin önünde oynadığı maçlarda iyi bir performans gösterdi bu yıl Uğur ve haklı olarak da kadroda yer buldu. Hakan Balta ile değişmeli görev yapacaktır diye düşünüyorum. İbrahim Kaş'ında kadroda yer bulamaması çok şaşırtıcı değil çünkü o mevkide Sabri ve Hamit çok daha ağır basıyor Gökhan'ın yokluğunda.

 

Kalede Volkan birinci kaleci oalrak görünüyor. Ancak Rüştü daha akla yakın geliyor. Tecrübe ve güvenilirlik açısından. Özellikle de defansımızın henüz oturmadığını kabul edersek arkada Rüştü'nün biraz daha savunma güvenilirliğini artıracağını düşünebiliriz. 3. kaleci de doğal olarak Tolga oluyor.

 

 

Şimdi bu şekilde pozisyonları ve oyun sistemini şablona oturtup tek tek isimleri ve alternatiflerini düşündüğümüz takdirde zaten mantıklı bir 22 kişiye ulaşmış oluyoruz. Ekstra kaleciyi de eklediğimizde 23 kişilik kador dolmuş oluyor. Hocayı ve tercihlerini değerlendirirken bunları da göz önünde bulundurmak lazım. Yıllar önce Vedat'ı 2.ligdeyken milli takımda ilk onbir başlatan, Emre'yi 16,5 yaşındayken Şampiyonlar Ligi maçında sahaya süren bir teknik direktör Fatih Terim. Bu açıdan bakınca da Yıldıray'ı gönderip Mevlüt'ü takımda tutmasını da anlayabiliyorum. Günlerce gönderilecek 3 kişi kim olacak diye anketler yapıldı, sporseverler isimler belirtti. Şimdi de söyledikleri 3 isim yerine hiç hesap edemedikleri 3 isim duyunca hepsi şok olup teknik direktörümüze söylenmedik laf bırakmadılar. Kimse kusura bakmasın. Bu turnuvaya bizi götürecek ve bugüne kadar götürmüş hepi topu 2 antrenör çıkarabildik. Tartışmasızdır ki Türk futbolunun en büyük başarıalrı kazanmış tartışmasız wn başarılı antrenörü Fatih Terim. Ona, ekibine, seçtiği isimlere, düşüncelerine saygı duyup olaya onlar gibi bakmak gerekiyor birazda. Bu şablonu ortaya koyup ona göre isimler belirlemek ve çok önemli isimleri kadro dışarısında bırakmak, bu tercihleri yapmak ve gelebilecek bu eleştirileri göğüslemek o kadar da kolay bir şey gibi durmuyor.

 

 

Ben takımımıza ve hocamıza çok güveniyorum. Her geçen gün daha iyi olacağımızı ve hocanın yıllardır gıptayla izlediğimiz Almanlar gibi başarılı bir turnuva takımı yarattığını düşünüyorum. Gruptan çıkacağımızdan eminim. Euro'96'daki gibi takımımızın kişiselleşip takım olma felsefesinden uzaklaşacağını sanmıyorum. İlk maçtaki göstereceğimiz performans muhtemelen bizim grupta ilk sırayı alıp almayacağımızı belirleyecek.
 

(Şimdi takımımız Finlandiya karşısında ikinci golü attı. Arda'nın taşıyıp sağ kanda attığı güzel top, Kazım'ın yukarda bahsettiği bel hizasındaki harika pas ve Semih'in doğru yerde doğru zamanda olmaya ek olarak doğru vuruşu yapması ile gelen çok güzel bir gol. Bu attığımız aynı 3. gol yanlış hatırlamıyorsam. Bugün Tuncay'la, dha önce de Arda'yla attık aynı golü. Demekki hocanın sistemi şimdilik başarıyla işliyor. Skordan ziyade bunları değerlendirmek gerekli bence.)


Görüntüleme sayısı: 285

  Yorumlar (1)
RSS yorumları
 1 Yazan volkanogs, 31-05-2008 23:20
Değerli dostum , kardeşim Güçlü Gönüleri tarafından kaleme alınmış bu yazıyı zevkle okuduğumu çok rahat söyleyebilirim. Aklın yolu birdir diye bir söz vardır ve çok doğrudur.Ama futboldan anlamayan bazı çevreler kişisel egolarından dolayı maalesef Fatih Terim\'in dolayısı ile milli takımın başarılı olmasını istemiyor.Bu nedenle değerli hocamız Fatih Terim\'in yaptığı her değişiklik aleyhine bir eleştiri ile geri dönmektedir.Bu eleştiriyi yapan \'\'değerli\'\' skor yazarlarımız olası bir başarısızlıkta biz demiştik cümlesini kullanmak için kendilerine zemin hazırlamaktadırlar.Bence Fatih Terim kadroyu çok iyi şekillendirdi.Benim endişem sadece bireysel hatalar sonucu kalemizde göreceğimiz gol veya gollerdir.Sözün kısası hiç kimse boşuna heveslenmesin hem milli takım hemde Fatih Terim bu turnuvada başarılı olacaklardır.Çünkü \'\'2000 RUHU GERİ DÖNDÜ\'\'

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
Reklam Alanı
 
Reklam
 
Kas
21
2008

Hoş Geldiniz

 Sık Kullanılanlara ekle
 Anasayfam yap

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Yazarlar

Güçlü Gönüleri

  Güçlü Gönüleri
  İlker Bayram
  Yusuf Alhan
  İbrahim Ayan
  Eser Esen